AİLE OLMAK NEDİR ?
Yuva kurmak kolaydır ama aile olmayı her insan evladı beceremez. Aile; birliktir, beraberliktir herşeyden önce sevgidir aile. O sevgiyi tüm bireylerle paylaşmaktır. Kendine saklanan sevginin kimseye hayrı yoktur.
Birlikte aynı masaya oturup birlikte kalkmaktır aile olmak. Bir yere gidilecekse bu ya hep beraber olmalıdır ya da gidilmemelidir o bir yere.
Bayram sabahları şenliktir aile, erkenden o muhabbet sofraları kurulur ve ölümsüzleştirilir tüm mutluluklar unutulur dertler acılar...
Aile olmak, eve geldiğinde dışarının soğuğunu unutmaktır.
Konuşulacak birşey varsa hep birlikte konuşulmalı dertlere hep birlikte çözüm bulunmalı ailede, çünkü kolay değildir aile olmak.
Aile olmak, sadece Ramazan'da değil, o ocakta her zaman sıcak yemeğin olmasıdır.
Hafta sonları önemlidir bir ailede, yine birlikte bir yerlere gitmek tercih edilmelidir...
Kahvaltı ve yemek masaları önemlidir bir ailede; kahvaltı günün başlangıcı, sıcacık gülümsenmeli "günaydın" denmeli usulca. Akşam yemeğindeyse gün değerlendirilmeli, iyi ve kötü anılar anlatılmalıďır
Aile bireyleri birbirlerini merak etmeli, halka oluşturmalı adeta ve halkadan çıkanı aramalı "iyi misin?" diye sormalı arada.
Ne olursa olsun, ayrılmamacasına kenetlenmeli, yıkamamalı ne bir sarışın kadın ne de bir başkası! Bunun içinde temelinin sağlam olması gerekir. Çünkü temeli sağlam kurulmayan bir binanın sonuna engel olamayız.
Bir kere aile oldu mu sahip çıkmalı ona, değerini bilmeli..
Birbirlerine örnek olmalı bir ailede, herşeyi konuşarak halletmeli herşeyi.
Hep birlik ve beraberlikten bahsettim yazımda. Çünkü bu kavramların aileyi oluşturduğunu bilmeyen o kadar insan var ki, görünce üzülüyo insan, bi el atmak istiyo. Bu yazımda inşallah farkındalık yapar birilerine ve belki kendilerini değiştirirler, ilham alırlar... Sevgiyle kalın.
Vedúd
Her anlamda "Eş" olmak
Her anlamda eş olmak; evet kocana eş olmak demek onunla bir olmaktır aslında, tersi içinde aynı durum geçerli. Ben kendi bakış açımdan yazdığım için böyle başladım cümleme...
Eş olmak, her zaman kadın olmak değil bazen anne, bazen kız kardeş, bazen arkadaş, bazense dost olmaktır sevdiğine. Bunu becerebilen çok az kadın vardır.. ki benimde hakkıyla yerine getirdiğimi düşünmüyorum asla. Çünkü yazmaya gelince herkes yazar kesilir, icraat olmasa bile.
Bazen sadece seviyorum demekle yetinir insan, yetinmemeli. Bir söz varya hani:
"Unuttuklarını hatırla, kaybettiysen ara, özlediysen git bul, kırıldıysan affet, seviyorsan söyle. ÇÜNKÜ HAYAT ÇOK KISA."
Çok doğru asla canlı çıkamayacağımız şu hayatı öylesine ciddiye alıyoruz ki bazen, sanarsın ki ebedi hayattayız, sanarsın ki karşında ki sevdiğin adam değil, hayır sanarsın ki sana silah çekmiş, nikah masasında öylece bırakmış, bir başka kadına aşık olduğunu söylemiş falan filan. Ki bunlarda aşkın önünde duracak nedenler değilya neyse...
Eş olmak her durumda affetmeyi gerektirir, bunun tersini düşünen varsa kapatsın dükkanı terketsin diyarı. Aşk asla, şeytanın oyunlarına, nefsine ve ego-gurur ikilemine satılacak ucuz bir his değildir. Benim gibi düşünmeyende bence aşık değildir. Benimde bu konuda hatalarım var ama sonradan hatayı farkedip adım atmakta bence bir erdemdir. Evet geç olsun ama güç olmasın, bu yazımı okuyupta gereğini yapmayan kalmasın lütfen !
Kısacası öyle kolay değildir mum olmak; ışık saçabilmek için yanmak gerek...
Vedûd
AŞK NEDİR ?
Aşk'ın anlatılamayacaģını düşünüpte bloğuna konu eden insan olarak öncelikle size şunu söylemeliyim ki aşk hissetmeden önce sadece bir duygudur. Sonrasında insan sûretine bürünür. Bunu biliyor muydunuz ?
İsterseniz kanıtlayabilirim hemen. Örneğin; size " aşk nedir ?" diye sordum. Bana aşk adı altında sevdiğiniz adamı/kadını anlatacaksınız. Çünkü aşk artık ona bürünmüştür. Kaşına, gözüne, çenesinde ki ben'ine hatta burnunda ki sivilcesine bile aşıksınızdır. Eğer değilseniz, en çirkin halleri bile yüzünüzü gülümsetmiyorsa kendinizi kandırmayın, sakın ola aşığım demeyin..
Konuya bir giriş yaptığıma göre; benim aşk adı altında insan sûretine bürünmüş hislerimi maddeler halinde anlatmaya çalışayım...
Aşk, 1-10-50 yılda geçse onu gördüğünde kalp ritminin hızlanmasıdır.
Aşk, elini tuttuğunda diğer eksik yanının dolmasıdır.
Aşk, hayatında koca bir delik varmış gibi hissederken o deliğin kapanmasıdır.
Aşk, almaktan çok vermektir... (Emek, mutluluk, huzur vs.)
Aşk, gülümsediğini farketmemektir.
Aşk, yürekten hissetmektir, taa derinden...
Aşk, aşklı cümleler kurarken bile sırıtmaktır aslında :)
Aşk, yanındayken huzurlu ve güvende hissetmektir, hissettirmektir.
Aşk, yalansızdır, dolansızdır, yalın haldedir aşk.
Aşk, "ben yapmam" dediğiniz ne varsa yapmaktır.
Aşk, utanmaktır, edebin, hâyanın olmadığı bir aşk düşünülemez.
Aşk, en sıkıntılı anında sesini duyma ihtiyacı hissetmektir ve duyduğunda iyileşmektir.
Aşk, ilaçtır, baş ve karın ağrılarına bire bir :)
Aşk, birbirini tamamlamaktır.
Aşk, frekansların uymasıdır.
Aşk, ten uyumudur.
Aşk, seni faydalı işlere yöneltendir.
Aşk, kimse için yapmadıklarını onun için heyecanla yapmaktır.
Aşk, yemek yapmaktır, sana eline sağlık dediğini duymak için.
Aşk, evliliği düşünmektir.
Aşk, aklından çıkaramamaktır.
Aşk, özlemdir, hasrettir.
Aşk, hayatı dolu dolu yaşamaktır.
Aşk, en kötü anlarında onun varlığıyla ayakta durmaktır.
Aşk, gün içinde, hiç konuşmadığınız bir anda "iyi ki varsın" mesajı atmaktır.
Aşk, anlayışlı olmaktır.
Aşk, onu her şeyden kıskanmaktır.
Aşk, sırtında ki yükleri almaya çalışmaktır.
Aşk, her şeydir.
Aşk, beklemektir, sabırdır.
Aşk, sabah hayata günaydınla başlamaktır.
.
.
.
Yazılacak çok şey var aslında çünkü Dünya'nın en iyi aşkına sahibim.
Vedûd
Eşler Birbirinin Sözlerine Saygı Göstermelidir
Dünyada o kadar evli olduğunu aile olduğunu sanan çift var ki.. Kimi annesinin gösterdiği ile nikahlı kimi dış görünüşe aldanmış kimi yalanlara kanmış. Evli bile demiyorum nikalı onlar sadece.
Hayatı paylaşmıyorlar, zor durumda yükü karşıdakine atıp beni ilgilendirmez diyebiliyorlar. Denge nasıl bozulmasın ? Gemi nasıl batmasın? Her gün kavga ediyorlar birbirlerine agza alınmıyacak laflar ediyor sonrada barışıp yalana devam ediyorlar kendilerini kandırıyorlar. Böyle bir hayatı kimse istemez
Ama ne yazık ki güzel bir hayat emek istiyor. Elini taşın altına sokmanı bekliyor. Hayat, bazı durumlar yüzünden belinin bükülmesini bekliyor. Saygı istiyor, sevgi bekliyor. Ancak böyle hassas olursan kırmazsan büyütebilirsin güzellikleri. Ancak bu şekilde yaşarsın bu dünyada cenneti. Zor değil aslında bazen alttan almak, tatlı dilli olmak, hoş görülü olmak. Ama insanların bazı anlarda gözleri kararıyor demekki. Nasıl ki cennete girmek çok kolayken biz uğraşıp günahlara giriyoruz? İnsanoğlu hep kolaya koşuyor. Kolay değil, eşininin belli bi noktadaki sözüne tamam demek o sözün arkasında durmak sahiplenmek, zor tabiki. Belkide bu yüzden herkese nasip olmuyor AŞK.
Dünyada cenneti yaşamanız dileğiyle..
Mahya
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


